Eğitim Bilimleri

ÖĞRETME VE ÖĞRETİM

ÖĞRETME VE ÖĞRETİM

En geniş anlamıyla öğretme, öğrenmeyi sağlama etkinlikleri olarak tanımlanabilir. Daha kapsamlı bir tanımla öğretme, “öğrenmenin kolaylaştırılması, öğrenmeye rehberlik edilmesi, öğrenene öğrenmeyi gerçekleştirmesinde yardımcı olunması sürecidir” (Gürkan, 2006a, s.8). Günlük yaşam içinde bireye bir şeyler öğrenmesini sağlayacak çeşitli yaşantılar, ailede anne baba, akran gruplarında arkadaşlar tarafından ya da kitle iletişim araçları aracılığıyla sunulmaktadır. Örneğin, bir kız çocuğuna yemek yapması annesi tarafından, bilmediği bir oyunun kuralları arkadaşları tarafından ya da sigaranın zararları televizyondaki bir program aracılığıyla öğretilebilir. Birey, kişi ya da araçlarla etkileşime girerek davranışlar kazanır ya da var olanları değiştirir, geliştirir. Ancak bu yollarla birey, istendik davranışların yanı sıra doğru olmayan davranışları da kazanabilir.  ve öğrenme kavramları genellikle bir arada kullanılmaktadır. Bu, bize iki kavram arasında birebir ilişki olduğunu göstermektedir. Öğretme etkinliğinin, genelde öğrenme ile sonuçlanması beklenir; ancak öğretme etkinliği olmadan da öğrenme gerçekleşebileceği gibi, her öğretme etkinliği öğrenmeyle sonuçlanmayabilir (Gürkan, 2006a, s.9).Öğretme öğrenme etkinliklerinin önceden saptanan amaçlar doğrultusunda düzenlendiği yerler genellikle eğitim kurumlarıdır. Eğitim kurumlarında planlı, kontrollü ve örgütlü olarak gerçekleştirilen etkinliklere ise öğretim denmektedir

(Fidan ve Erden, 1998, s.12). Daha geniş bir tanımla öğretim, “bireyin yaşam boyu süren eğitiminin okulda, planlı ve programlı olarak yürütülen kısmıdır” (Varış ve diğerleri 1991, s.17). Bu, birey açsından dile getirildiğinde öğrenim olmaktadır. Belirtildiği gibi öğretim sürecinde etkinliklerin tümü önceden planlanır ve bu çerçevede yürütülür. Bu nedenle öğretim, profesyonel bir iştir (Erden, 1998, s.20). Eğitim ile öğretim çoğu zaman birbiri yerine kullanılmakta ve anlamları da birbirine karıştırılmaktadır. Ancak öğretim, daha kapsamlı olan eğitimin alt kesimlerinden biridir. Eğitim zaman ve mekân yönünden kapsamlı, sürekli ve çok boyutludur. Öğretim planlı ve programlıdır. Bu yönüyle öğretimde tüm öğrenme yaşantılarının eğitsel olması temeldir. Oysa eğitimde bilgi dahil her türlü yaşantı üzerinde durulur ve öğrenme yaşantıları eğitsel olmayabilir. Öte yandan gerek eğitim gerekse öğretim; süregeldiği toplumun sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik olgularından etkilenir. Her iki kavram da yerel, ulusal ve uluslararası özellik taşır (Varış ve diğerleri, 1991, s. 17).

Eğitim ve öğretim arasında nasıl bir ilişki vardır?

Öğretim etkinliklerinin dört temel ögesi; amaçlar (hedefler), içerik, öğretme öğrenme süreci (eğitim durumları) ve değerlendirmedir. Amaçlar (hedefler), öğretim etkinliği sonunda bireyde gözlenmesi beklenen davranışları ifade eder. Amaçlar; içeriğin seçimine, eğitim durumlarının hazırlanmasına ve değerlendirmeye rehberlik eder. Öğretim sürecinde öğrencilere kazandırılacak bilgi, beceri ve tutumlar içeriği oluşturur. İçeriğin seçimi ve düzenlenmesinde gerek başlangıçta belirlenen amaçlara gerekse öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerine uygun olmasına dikkat edilir. Öğrencilerin amaçlara ulaşmaları için geçirmeleri gereken öğrenme yaşantılarını sağlayacak dış koşulların düzenlenmesine öğretme öğrenme süreci denir. Bu koşulların düzenlenmesinde uygun strateji, yöntem, teknik ve araç gereçlerden yararlanılır. Değerlendirme ise öğrencilerin hedeflere ne ölçüde ulaştıklarının saptanmasıdır (Gürkan, 2006a, s.9; Erden, 1998, s.21).Öğretim, “öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların geliştirilmesi için uygulanan süreçler” (Varış ve  diğerleri, 1991, s.18) olduğuna göre bu süreçte öğrenmenin sağlanabilmesi, öğretim sırasında şu noktaların dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır (Varış ve  diğerleri, 1991, ss.1920; Gürkan ve  diğerleri, 1998, ss.1113; Oğuzkan, 1985, ss.1011):

•  Öğretimde öğrenenin kavrama gücü dikkate alınmalıdır. Kimi bireyler daha çabuk ve kolay öğrenirken kimileri de daha geç ve güç öğrenirler.

•  Uyarılan bir  insan, uyarılmayana göre daha kolay öğrenir. Genelde başarılı olma, ödül alma ya da ceza almaktan kaçınma gibi uyarımlar öğrenmeyi destekler.

•  Uyarımın ölçülü olmasına dikkat edilmelidir. Çok şiddetli uyarım (aşırı korku, kaygı vb.) duygusal dengeyi bozacağından, öğrenmeyi olumsuz yönde etkiler.

•  Ödüllendirme ile  kontrol edilen öğrenme, genelde cezalandırma ile  kontrol edilen öğrenmeye oranla daha etkin olur. Ödül ya da cezanın öğrenme üzerindeki etkisi henüz tam olarak çözümlenememesine karşın sosyal sonuçlara bakılarak ödül, cezaya tercih edilmelidir. Bireyin kendi içinden gelen uyarım, dıştan verilen uyarıma oranla daha etkili öğretim sağlar. Birey, kendisi başarılı olmak ister ve bu amaçla çalışırsa daha etkili öğrenir.

Öğretimde temel olan, başarıdır. Öğretim sonucunda her bireyden aynı başarıyı beklemek olanaksızdır. Önemli olan, bireye başarılı olabileceği öğrenim yaşantılarının sağlanarak başarısızlığın başarıya dönüştürülebilmesidir.

•  Öğretimde amaçların bireyler için gerçekçi olması gerekir. Amaçların bireyin kapasitesine, öğrenme gücüne göre gerçekçi olarak saptanması, daha doyurucu bir öğrenme sağlar.

•  Öğrenmede geçmiş yaşantıların önemli bir  yeri vardır. Bu  yaşantılar, öğrenmeyi kolaylaştırabileceği gibi zorlaştırabilir de.

•  Birey, öğretim sürecine etkin olarak katılırsa daha kolay öğrenir.

•  Bireye göre anlamlı olan konular, anlamsız ve  anlaşılması zor  olan konulara oranla daha kolay öğrenilir.

•  Becerilerin iyi  öğrenilmesinde tekrarlanan alıştırmaların yerini hiçbir şey tutamaz.

•  Birey, öğrenme yaşantıları arasındaki ilişkileri kendi bulur ve  yeni durumlara uygulama deneyimi kazanırsa öğrendiği şeyleri başka konulara transfer etmesi kolaylaşır.

•  Uzun süre hatırlanması istenen konular için ayrı zamanlarda ara  sıra yapılan hatırlatmalar yararlı olmaktadır. Bu öneriler, öğretimin etkililiği için gerekli koşulları dile getirmektedir. Öğretim sürecinde öğretenler, bu koşulları yerine getirirlerse öğrenenin başarılı olmasına katkı sağlarlar.

Eğitim Bilimine Giriş

Şenel, E. A. (2011). Eğitim Bilimine Giriş. (M. Gültekin, Ed.). Anadolu Üniversitesi Yayınları.

turklib

2020 yılının son gününde hayata geçen bu projeyle birlikte popüler konular hakkında kaynağı olan bilgilere en kısa yoldan ulaşabileceksiniz. Ayrıca turklib.org’un instagram sayfasından güncel olarak alanda yapılmış araştırmaların inceleme gönderilerini de görebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu